Duyulmayan Sesler, Anlaşılmayan İnsanlar
- Beyza DANIŞ

- 25 Nis
- 1 dakikada okunur

İnsan çoğu zaman kendi kalbinin gürültüsünden başkasının sesini duyamaz. Oysa empati, bir başkasının duygularını anlayabilme ve o duygulara içtenlikle karşılık verebilme yetisidir. Bir bakışın ardındaki hüznü, bir suskunluğun içinde saklanan çığlığı fark edebilmektir.
Günümüzde ise en çok hissedilen eksikliklerden biri hâline gelmiştir. Özellikle sosyal medya, insanları birbirine yakınlaştırmak yerine çoğu zaman yüzeysel ilişkilerin arttığı bir alana dönüşmüştür. Eksikliğin en belirgin sonuçlarından biri de iletişim kopukluğudur. İnsanlar dinlemek yerine konuşmayı, anlamaya çalışmak yerine haklı çıkmayı tercih eder hâle gelmiştir.
Zamanla bu durum, insanları duyarsızlaştırır. Başkalarının yaşadığı acılara karşı kayıtsızlık artar; insanlar birbirine destek olmak yerine birbirinden uzaklaşır. Bu uzaklaşma ise yalnız bireylerden oluşan bir toplumun kapısını aralar. İnsan, insana yabancı hâle gelir. Kalabalıklar içinde yürüyen insanlar, birbirine değmeden geçer; gözler karşılaşsa bile ruhlar birbirine dokunamaz.
Herkes kendi hikâyesinin kahramanı olmaya o kadar odaklanmıştır ki, başkasının hikâyesini dinlemeye vakit bulamaz. Bireysellik artmış, rekabet derinleşmiştir. Sözler çoğalmış fakat anlam giderek azalmıştır.
Oysa insanı insana bağlayan en zarif köprüdür empati. Bir kalbin başka bir kalbe dokunabildiği o ince bağdır. Belki de yapılması gereken, biraz yavaşlamak; gerçekten dinlemek ve anlamaya çalışmaktır.
Daha sağlıklı bir toplum için insanların birbirini yargılamadan dinlemesi, anlamaya çaba göstermesi gerekir. Çünkü bazen küçük bir anlama çabası bile büyük bir değişimin başlangıcı olabilir. Belki de bir insanı gerçekten dinlemek, dünyayı değiştirmeye yönelik atılan en sessiz ama en güçlü adımdır.
.png)




Yorumlar