Fârâbî ve Siyaset Felsefesi
- Muhammed Hami BİLGİN

- 26 May
- 4 dakikada okunur

Fârâbî'nin Gözünden İdeal Yönetici: Erdemli Bir Sistem İçin Nasıl Bir Lider Gerekir?
Giriş
870-950 yılları arasında yaşayan Türk-İslam filozofu Farabi, klasik Yunan felsefesini
-bilhassa Yunan siyaset felsefesini— İslam düşüncesiyle uzlaştırmaya çalışan ilk düşünürdür. Gerek genel anlamda Antik Yunan felsefesini gerekse özelde Platoncu ve Aristotelesçi siyaset anlayışını İslam'la sentezleme çabası ve bu doğrultuda inşa ettiği sistem, İslam düşünce geleneğini ve kendisinden sonraki filozofları derinden etkilemiştir. Fârâbî’nin siyaset felsefesinin temelini, ideal toplum ve devlet modelini ele aldığı şaheseri elMedînetü'l-Fâzıla (Erdemli Şehir) oluşturur. Düşünür bu eserinde, mükemmel bir toplumsal düzenini ve gerçek huzuru ancak erdemli bir yönetimle inşa edilebileceğini savunur. Bu bağlamda yazımız; Fârâbî'nin gözünden ideal bir yöneticinin doğuştan sahip olması gereken temel nitelikleri ve bu temelin üzerine inşa edeceği pratik vasıfları incelemeyi amaçlamaktadır. Zira Fârâbî için devletin niteliği ve kaderi, doğrudan onu yöneten liderin karakteri ve yetkinliğiyle şekillenir.
Farabi’nin Kalp Metaforu
Farabi devleti insan bedenine, yöneticiyi ise bedenin en önemli organı kalbe benzetir. Kalp nasıl bedenin en mükemmel organıysa ve bilhassa bütün organlar ona muhtaçsa, yönetici de aynı bu şekilde devletin en mükemmel parçasıdır ve halk ona muhtaçtır. Bundan dolayı o, yönetici için “Bu insan, bir başka insanın hükmü ve yönetimi altına girmesi mümkün olmayan insandır” der. Çünkü zaten o mükemmeldir; mükemmel olan da hiçbir şeye muhtaç değildir, bilfiil diğerleri ona muhtaçtır.
Erdemli Bir Yöneticinin 12 Özelliği
Farabi, kusursuz ve erdemli bir yöneticide doğuştan bulunması gereken 12 özellik olduğunu söyler.
Bunlar;
1)Sağlam bir beden ve fiziksel sağlamlık.
2)Kavrama gücü; yani kendisine söylenen her şeyi, mantığına ve asıl amacına uygun olarak doğru şekilde anlayıp idrak etmesi.
3)Güçlü hafıza.
4)Güçlü Hitabet; Zihninde tasarladığı düşünceleri karşısındakilere tam bir açıklıkla ve güzel bir üslupla aktarabilmesi.
5)Öğrenme aşkı.
6)Doğruluk.
7)Nefis terbiyesi; yeme, içme ve cinsel zevklerin esiri olmaması, kumardan ve bayağı zevklerden nefret edip uzak durması.
8)Yüksek ruhluluk; yüce gönüllü ve onurlu olması, ruhunu aşağılık ve çirkin şeylerden uzak tutup daima yüce amaçlara yöneltmesi.
9)Maddiyata değer vermemesi.
10)Adalet.
11)Cesaret.
12)Kararlılık.
Farabi’ye göre bu 12 özellik sonradan kazanılacak şeyler değildir; bunlar kişinin fıtratında doğuştan var olması gerekir. Çünkü o, yöneticiyi sıradan bir insan olarak değil, bu görev için yaratılmış ve seçilmiş bir varlık olarak görür. Doğuştan gelen bu müthiş altyapı sonradan kişinin kendi çabası, felsefi derinliği ve ilahi ilham (faal akıl) ile birleştiğinde, o kişiyi erdemli ve kusursuz bir lider yapar. Yani aslında iş bu 12 özellikle bitmiyor; bu 12 özellik sadece işin hammaddesidir. Kısaca toparlamak gerekirse; bu özellikler bir kişide doğuştan varsa, o kişide Erdemli Şehir yöneticisi olma potansiyeli var demektir. Yani doğuştan bu müthiş özelliklerle doğan o kusursuz insan yan gelip yatamaz; bunun üzerine kendi iradesi, çalışması ve çabasıyla şunları eklemek zorundadır;
I) Bilfiil Akıl (Filozof Olmak)
Fârâbî'ye göre, 12 özelliğin içindeki o ham zekanın ve öğrenme aşkının mutlaka işlenmesi gerekir. Kısacası o kişinin bütün akılsal doğruları kavrayarak bir filozof olması, yani aklını en üstün kapasitede kullanması (bilfiil akıl) şarttır. Çünkü ona göre felsefeden yoksun bir zihin, devlete doğru rotayı çizemez.
II) Faal Akıl ile İrtibat
Bu aşamada liderin sıradan bir filozoftan ayrılıp adeta bir peygamber vasfı kazanması beklenir. Kişi kendini zihinsel ve ahlaki başta olmak üzere her konuda o kadar geliştirmelidir ki, Tanrı’dan gelen hakikati Faal Akıl (ilahi ilham) aracılığıyla doğrudan alabilen kusursuz bir alıcıya dönüşebilsin. Ancak bu sayede Erdemli bir yönetici vasfına ulaşabilir.
III) Yasa Koyuculuk
Sadece hakikati bilmek veya ilham almak, bir devleti ayakta tutmak ve onu Erdemli bir şehir yapmak için yetmez. Lider; yeri geldiğinde olayları analiz edip doğru yasalar getirmeli, bazen ise var olan yasaları ihtiyaca göre değiştirmeli veya direkt olarak kaldırmalıdır. Ayrıca halkı doğruya ikna edebilmeli ve yeri geldiğinde bu doğruları gereğince savunmalıdır. Ancak sonradan kazanılacak bu üç özellik ile kusursuza yakın olan insan, Erdemli bir lider olabilir.
Bu lider, Fârâbî için eşsiz ve mükemmel bir liderdir. O, böylesi bir liderden yoksun kalan devletin erdemini ve huzurunu kaybederek eninde sonunda helak olmaya mahkum olduğunu açıkça vurgular.
Peki eğer bu özelliklerde biri bulunmazsa ne olur? Farabi bu durum için şunları söyler;
“Eğer bütün bu şartları kendisinde toplayan tek bir kişi bulunmaz da biri sadece filozof olan diğeri ise geri kalan şartları yerine getiren iki kişi bulunursa bu ikisi şehrin yöneticisi olacaklardır.”
“Eğer bu şartlar, felsefe birinde, ikinci özellik ikinci bir insanda, üçüncü özellik üçüncü bir insanda, dördüncü özellik dördüncü bir insanda, beşinci özellik beşinci bir insanda, altıncı özellik altıncı bir insan da, olmak üzere farklı insanlar arasında dağılmış ve bütün bu insanlar birbirleriyle anlaşırlarsa, hepsi birlikte en üstün yöneticiler olacaklardır.”
“Ancak herhangi bir zamanda felsefe, yönetimin bir parçası olmaktan çıkarsa, bütün diğer şartlar bu yönetimde mevcut olsalar bile, Erdemli bir şehir hükümdarsız kalmış olacak, şehrin yönetimi ile meşgul olan bir kişi hükümdar olmayacak, şehir halkı helak olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Eğer bu şehrin fiili yöneticisine bağlı olacak bir filozof bulunmazsa, o şehir bir vadede helak olmaktan kurtulamayacaktır.”
Fârâbî’nin Erdemli Şehir ve erdemli lider tasavvuru ilk bakışta hayalperest bir ütopya gibi gözükebilir. Zaten o da bu kusursuz liderin bulunmasının zorluğunu, 'Bütün bu özelliklerin tek bir insanda bir araya gelmesi zordur. Bundan dolayı, bu tabii yaradılıştaki insanlara her çağda ancak bir defa tesadüf edilir' diyerek açıkça itiraf eder. Ancak Fârâbî'nin amacı ulaşılamaz bir hayal kurmak değil, ideal yönetimin çıtasını en tepeye koymaktır.
Nihayetinde Fârâbî'nin yüzyıllar öncesinden günümüze ulaştırdığı en büyük mesaj şudur: Bir devleti ayakta tutan ve erdemli kılan şey rastgele bir güç değil; aklı, adaleti, felsefeyi ve ilahi hakikati kendi şahsında birleştirebilmiş, hem doğuştan yetenekli hem de kendini sonuna kadar eğitmiş o 'eşsiz' liderin bilgeliğidir.
Kaynakça
Fârâbî. (1990). El-Medinetü'l-Fazıla. (N. Danışman, Çev.). Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları.
Fârâbî. (2017). İdeal Devlet. (A. Arslan, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
Platon. (2006). Devlet. (S. Eyüboğlu & M. A. Cimcoz, Çev.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
Walzer, R. (1985). Al-Farabi on the Perfect State. Oxford University Press.
.png)




Yorumlar